Swan Song: Diana’nın ardından kim konuşuyor?
Swan Song, Diana’nın kardeşi Charles Spencer’ın anıları üzerinden prensesin hayatını, aile sırlarını ve ölümünden sonra mahremiyetin sınırlarını tartışmaya açıyor.
Diana’nın ölümünün üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen hayatına ilişkin her yeni ayrıntı hâlâ büyük ilgi görüyor. Bu kez anlatıcı, kardeşi Charles Spencer. Swan Song-Diana, My Sister, Diana’nın ölüm haberinin alındığı saatlerden cenazeye, aile geçmişinden yetişkinlik yıllarına uzanan bir anlatı kuruyor. Ancak kitap ilerledikçe şu soru belirginleşiyor: Diana’ya mı yaklaşıyoruz, yoksa onu anlatanların kırgınlıklarını mı daha iyi tanıyoruz?
Spencer, başkalarının projelerine katkı sunmak yerine kendi hikâyesini yazmak istediğini belirtiyor. Kitabın yapısı da geçmiş ve bugün arasında sürekli gidip geliyor. Cenazeye uzanan günler, çocukluk ve yetişkinlik anılarıyla kesilirken, Spencer’ın öfkesi yıllar boyunca büyük ölçüde aynı yoğunlukta kalıyor. Bu anlatımda dokunaklı anılar kadar, eski eniştesine yönelik kızgınlığın ve kendini açıklama arzusunun da öne çıktığı görülüyor.
Diana’nın içine kapanık bir genç kız olarak seçildiği yönündeki yaygın hikâye de kitapta sorgulanıyor. Spencer’a göre Diana, kraliyet çevresine bütünüyle yabancı bir dünyadan gelmiyordu. Aristokratik geçmişi, ailesinin soyu ve sahip olduğu ayrıcalıklar, onu bu çevrenin dışında değil, tam merkezinde konumlandırıyordu. Buna karşın gelenek, unvan ve mülklerle örülü bu hayat, içinde yaşayanlar için son derece katı kurallar barındırıyordu.
Kitapta yer alan iddialardan biri, Diana’nın düğünden önce babasına evlenmek istemediğini söylediği yönünde. Spencer, babasının bu kadar büyük bir karardan geri dönmenin artık mümkün olmadığını söylediğini aktarıyor. Bu ayrıntı, Diana’yı anlamayan çevrenin yalnızca sarayla sınırlı olmadığını, ailesinin içinde de başladığını düşündürüyor.
Spencer, Diana’nın çocukluğunun sanıldığı kadar mutlu olmadığını da savunuyor. Ayrılıklar ve aile içindeki kırgınlıklar, anlatılan mutlu çocukluk tablosuyla tam olarak örtüşmüyor. Üvey anneye yönelik öfke belirgin olsa da anne ve babanın kararları tek boyutlu bir suçlama çerçevesinde ele alınmıyor. Bu yönüyle kitap, Diana’nın hikâyesinin yanı sıra aristokratik bir ailede büyüyen çocukların dünyasına da edebi bir pencereden bakıyor.
Bir telefon, iki farklı Charles
Swan Song boyunca çok sayıda iddia yer alıyor. Charles Spencer, Prens Charles’ın evlilikten önce Diana’yı sevmediğini söylediğini ve zaman zaman kilosuyla alay ettiğini ileri sürüyor. En sert anlatılar ise Diana’nın ölümünün ardından yapılan telefon görüşmelerine ilişkin. Spencer, bir konuşmada Charles’ın sesini büyük bir sevinç içindeymiş gibi duyduğunu, başka bir görüşmede ise Diana’nın kısa süre içinde unutulacağını söylediğini aktarıyor. William ve Harry’nin cenazede tabutun arkasından yürümesine karşı çıkıldığı iddiası da kitapta yer alıyor.
Ancak Spencer’ın anlatısı onu bütünüyle tarafsız bir konuma taşımıyor. Diana’nın boşanmanın ardından Althorp’taki Garhen House’ta yaşama isteğine önce destek veren, ardından bu onayını geri çeken kişinin kendisi olduğu anlaşılıyor. Spencer kararını güvenlik gerekçeleriyle açıklıyor ve başka evler önerdiğini belirtiyor. Yine de bu tercih, Diana’nın aradığı yakınlığı karşılayıp karşılamadığı sorusunu ortadan kaldırmıyor. Başkalarının Diana’yı anlamadığına kesinlikle inanan bir anlatıcının, kendi payına düşen anlaşmazlıklara ne kadar yer verdiği de tartışmalı kalıyor.
Kimin kuğu şarkısı?
Kitabın en rahatsız edici yanı, Diana’nın mahremiyetinin yeniden dolaşıma sokulması. Cenazede onu çağının en fazla takip edilen insanı olarak anlatan Spencer, şimdi özel konuşmaları ve hayatına dair ayrıntıları okurla paylaşıyor. Hasnat Khan’la Cape Town’da daha sakin bir yaşam kurma düşüncesi bile yeni bir başlığa dönüşüyor. Diana’nın görünür olmaktan uzaklaşma isteği, hakkında daha fazla ayrıntı öğrenilerek yeniden tartışılıyor.
Spencer’ın Diana’ya geriye dönük olarak ADHD atfetmesi de ayrı bir soru doğuruyor: Bir kardeşi tanımak, onun adına teşhis koymak için yeterli mi? Burada doğrulanmış bir tanıdan söz edilmiyor. Kitabın ticari amaçlarla yazılıp yazılmadığı da tartışma konusu olsa da Spencer’ın mali sıkıntılar nedeniyle hareket ettiğini kanıtlayan bir bilgi bulunmuyor. Sevgi, öfke, gelir beklentisi ve son sözü söyleme arzusu aynı anlatıda bir arada bulunabilir.
Spencer’ın Diana’yı sevdiğinden kuşku duymak gerekmiyor. Fakat sevgi, bir başkasının mahremiyetini sınırsızca anlatma hakkı vermiyor. Diana artık cevap veremiyor; bu nedenle onun adına konuşanların, taşıdıkları sorumluluğu da hesaba katması gerekiyor. Swan Song’un asıl huzursuzluğu burada ortaya çıkıyor: Diana’yı anlatma iddiasındaki sayfalarda, onun sesine ulaşmak için yine başkalarının anlatılarının arasından geçmek zorunda kalıyoruz.
Swan Song-Diana, My Sister / Charles Spencer / Penguin Press / Anı-Biyografi / 384 sayfa









