Azra, Doğuştan İşitme Kaybını Erken Tanıyla Aştı
17 yaşındaki Azra Kervan, doğuştan işitme kaybını erken tanı ve biyonik kulak tedavisiyle aştı.
Adana’da yaşayan 17 yaşındaki Azra Kervan, anne ve babasıyla birlikte doğuştan işitme kaybı ile dünyaya geldi. Ailesinin işaret dili ile iletişim kurduğu bu durum, Azra ve ağabeyinin erken dönemde yapılan taramalar sayesinde 1 yaşında biyonik kulak ameliyatı olmalarıyla değişti.
Ameliyat sonrası, Azra ve ağabeyi, Çukurova Üniversitesi Halil Avcı Duyma Engelliler Merkezi’nde odyoloji uzmanları tarafından takip edilmeye alındı. Uzun süreli terapi, özel eğitim ve aile desteği ile iki kardeş de yaşıtlarıyla benzer seviyede duyma ve konuşma yetenekleri kazandı. Eğitim hayatına devam eden Azra, şu anda üniversite sınavına hazırlanmaktadır.
Yaşadığı süreci paylaşan Azra, erken tanının önemine vurgu yaparak, “Ben ve ağabeyim, annem ve babam gibi işitme kaybıyla doğduk. Küçük yaşta biyonik kulak ameliyatı olduk ve terapiler aldık. Şimdi ağabeyimle rahatça duyup konuşabiliyorum. Annem ve babamla ise işaret diliyle iletişim kuruyoruz. Bir dönem kulak cihazım olduğu için voleybolcu olamayacağımı düşündüm ama bunun bir engel olmadığını öğrendim. İşitme kaybı olan çocuklar ve gençler erken tanı alırsa, bizim gibi hayallerine ulaşabilir. Kimse umudunu kaybetmesin,” dedi.
Azra’nın tedavisini yürüten Klinik Odyoloji Uzmanı Rasim Şahin, erken teşhisin kritik rolüne dikkat çekerek, “Azra’ya erken dönemde tanı koyduk ve önce işitme cihazlarıyla takip ettik. Yeterli fayda sağlanamayınca biyonik kulak implantına geçildi. En büyük zorluk, anne babanın da işitme engelli olmasıydı. Bu nedenle evde konuşma ortamı oluşturduk, kreş ve özel eğitimlerle dil gelişimini destekledik. Bugün yaşıtlarından hiçbir farkı yok,” şeklinde konuştu.
Sağlık Bakanlığı’nın yenidoğan işitme taramalarının önemine değinen Şahin, “Erken teşhis edilen çocuklar, yaşıtlarıyla aynı düzeye ulaşabiliyor. Uzun yıllardır sürdürülen işitme taramaları sayesinde çocukları çok erken yaşta sesle buluşturuyoruz. Artık şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; sağırlık kader değil, erken tanıyla aşılabilen bir durumdur,” ifadelerini kullandı.




