Kadınların ağrıları için Avustralya’da yeni dönem

Kadınların ağrıları için Avustralya’nın Victoria eyaletinde yeni bir sağlık standardı uygulanacak. Endometriozis mücadelesi farkındalığı artırıyor.

Avustralya’nın Victoria eyaletinde kadınların ağrılarının sağlık çalışanları tarafından daha dikkatli değerlendirilmesini amaçlayan “Kadın Ağrısı Standardı” uygulamaya alınıyor. Düzenleme, uzun süredir “normal” kabul edilerek geçiştirilen şikâyetlerin daha kapsamlı biçimde ele alınmasını öngörüyor.

Geçen yıl Victoria’da gerçekleştirilen Kadın Ağrısı Araştırması, bu ihtiyacı ortaya koyan çarpıcı sonuçlara ulaştı. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 90’ı, bir yıldan uzun süredir ağrı yaşadığını belirtti. Katılımcıların yüzde 53’ü zamanında tanı alamadığını, yüzde 71’i ise sağlık ekiplerinin şikâyetlerini yeterince ciddiye almadığını ifade etti.

Bu veriler, kadınların ağrılarının küçümsenmemesi ve tanı süreçlerinin geciktirilmemesi için yeni kurallara duyulan ihtiyacı gündeme taşıdı. Kadınların sağlık sorunlarının uzun yıllar boyunca hafife alındığına yönelik eleştiriler, son dönemde hastaların kendi deneyimlerini daha açık biçimde paylaşmasıyla görünürlük kazandı.

Bu mücadeleyi kamuoyu önünde anlatan isimlerden biri de Avustralyalı Bindi Irwin oldu. Vahşi yaşam uzmanı Steve Irwin’in kızı olan Irwin, 10 yılı aşkın süre boyunca nedenini öğrenemediği şiddetli ağrılar yaşadı. Ülkesinde farklı doktorlara başvuran Irwin’e, bazı sağlık çalışanları tarafından bu ağrıların kadın olmanın doğal bir parçası olabileceği söylendi.

Irwin’in yaşadığı sorun, Türk cerrah Dr. Tamer Seçkin’in değerlendirmesinin ardından farklı bir yöne evrildi. Seçkin, Irwin’i 2023 ve 2025 yıllarında New York’ta ameliyat etti. Operasyonlarda hastanın karnından toplam 51 endometriozis lezyonu çıkarıldı. Böylece yıllarca açıklanamayan ve “normal” kabul edilen ağrıların altında endometriozis bulunduğu belirlendi.

Endometriozis mücadelesi görünürlüğü artırdı

Irwin, yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşarak kadınları ağrılarını önemsemeye ve tıbbi destek aramaya teşvik etti. Hikâyesi, Avustralya’da kadın ağrıları ve endometriozis konusunda farkındalığın artmasına katkı sağlayan örneklerden biri oldu.

Dr. Seçkin ise çalışmalarını yalnızca cerrahi müdahalelerle sınırlamıyor. Kadınların ağrılarına yönelik araştırmaların yürütüldüğü Seçkin Endometriozis Merkezi’nin ve Amerika Endometriozis Vakfı’nın (EndoFound) kurucuları arasında yer alıyor. Tedavi gören kadınların yaşam kalitelerindeki değişimi anlatması, endometriozis konusundaki kamuoyu ilgisini de artırdı.

Seçkin, kadınların uzun süre yalnız bırakıldığı bu hastalığın sağlık politikalarında daha fazla yer bulması amacıyla yürütülen çalışmalara da katılıyor. ABD Sağlık Bakanlığı’nın davetiyle Washington’daki Kongre binasında görüşmelerde bulunduğu aktarılan cerrah, endometriozisin tanı ve tedavi süreçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Victoria’daki uygulamanın tek bir doktorun ya da hastanın hikâyesiyle açıklanamayacağı belirtiliyor. Bununla birlikte, uzun süre yeterince konuşulmayan endometriozisin görünür hale gelmesi ve yeni araştırmaların önünün açılması, kadınların sağlık sorunlarının değerlendirilme biçiminde değişim talebini güçlendiriyor.

Sanat dünyasında Gazze tartışması

Metnin ikinci bölümünde ise müzik dünyasında Filistin ve Gazze konusunda yaşanan tartışmalar ele alınıyor. İngiliz şarkıcı Ed Sheeran’ın turnesinde sahne alan Macklemore, “Filistin’e özgürlük” çağrısının ardından turneden çıkarıldı. Şarkıcı Pink de bu çağrıyı eleştirdi ve sosyal medya paylaşımıyla tartışmaya dahil oldu.

Konserlerin düzenlendiği stadyumun sahibi Robert Kraft’ın kararıyla Macklemore’un programdan çıkarıldığı aktarılırken, olay sanatçıların Gazze’de yaşananlara ilişkin açıklama yapma özgürlüğü üzerinden tartışıldı. Bir kesim, sivillerin ölmemesi ve yaşananların soykırım olarak nitelendirilmesi yönündeki çağrıların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Diğer tarafta ise bu açıklamaların antisemitizmle karıştırılmaması gerektiği yönünde görüşler bulunuyor.

Ed Sheeran’ın tartışma sırasında siyasi bir taraf almadığını söylemesi de eleştirilerin odağına yerleşti. Macklemore, Sheeran’dan açıklamalarında 13 yıllık dostu olarak söz ederken Sheeran’ın onu “performans ortağı” şeklinde tanımlaması dikkat çekti. Macklemore, sanatçıların maddi kaygılarının bulunmadığını, ancak çocukların yaşama hakkı olduğunu dile getirdi.

Sheeran’ın tarafsızlık açıklamasının ardından turne ortaklarının istifa ettiği yönündeki bilgiler de gündeme geldi. Yaşananlar, sanatçıların işgal, savaş ve insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmasının da siyasi bir tutum olarak yorumlanabileceğini gösteren tartışmalara yol açtı.

Kültür ve eğlence dünyasının siyasetten tamamen bağımsız olmadığı değerlendirmesi, tartışmanın bir başka boyutunu oluşturdu. Hollywood’un bazı stüdyolarının, ABD’nin politik yaklaşımıyla örtüşmeyen tutumlar sergilediği gerekçesiyle Venedik Film Festivali’ne daha sınırlı katıldığı da bu bağlamda örnek gösterildi. Gazze’deki işgali konu alan yapımların ödüllendirildiği festivallerde sanatçıların politik tutumları yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu